16 Eylül 2017 Cumartesi

Birdenbire Bastıran Yürüyüş Yapma İsteği

Neredeyse 4 yıldır evden makale yazarlığı yapan biri olarak sabahtan beri kendime makale yazayım, müşterilerime makale yazayım, Twitter'da tweet atayım, Facebook'da link vereyim, Google Plus'ta paylaşım yapayım falan diye bilgisayarın başına mıhlanmış olarak zaman geçiriyorsan, hakkaten birdenbire bastırır. Öyle güçlü bir yürüyüş yapma isteği sözkonusudur ki bilgisayarına "Kölen miyim ben senin, ne münasebet!?" diye bağırıp üstüne bir de tükürmek istersin ama tükürmezsin. Niye, çünkü bi kere ben tükürmeyi bilmiyorum. Sonra, internetten para kazanmanın yolları listelerinde görebileceğiniz makale yazarlığı - içerik editörlüğü tarzı işler sayesinde ek gelir elde ediyorum ve bu bilgisayar olmasa o işleri yapamam; o kadar da kaba davranamıycam kendisine o yüzden.


Ne diyordum demin, heh, yürüyüş yapmak için öyle bir istek duyarsın ki birdenbire, öylece dışarı çıkıvermek istersin ama olmuyor öyle tabii, en azından ayakkabı giymek lazım. Dişlerimi şöyle bir fırçalayayım, çöpleri de döküvereyim, bi kot bi tişört giyeyim falan derken 5 dakika kadar bir zaman geçer ve ona bile sinir olursun, çünkü yani, ruhun çoktan çıkmış sokakta yürüyor ama vücudun banyodaki çöp poşetinin ağzını bağlamakla meşgul. Bir de ben aceleciyimdir biraz böyle küçük şeylerde, üstünde düşünülecek pek bir şey de yok ya, gayet hızlı hareket ederim ve yürüyüş yapıcam diye düşündüğüm anda yürüyor olmazsam asabi olurum. Sanki ölmeden önceki son isteğimmiş de süreli olarak izin alabilmişim, 1 dakika içinde çıktım çıktım, çıkamadım hakkım yanacak; öyle bir durum. Herkes bir türlü işte sevgili Tumblr; n'apiceksin? Tumblr da nereden çıktı şimdi diyecek olursanız, böyle durumlarda sevgili Google yazarım ben aslında ama bugünlerde Tumblr'la da ilişkimi geliştirdim biraz, demek ki o yüzden, o geldi kalemin ucuna. Kendisine bir mektup yazmayı da düşünüyorum zaten.

Konu neydi tam olarak, şuydu, coşkulu bir yürüyüş yapma isteği ile kendini sokağa attıktan sonra ne görürsün, ben ne görürüm yani, mobilya mağazaları, arabalar, insanlar, pizzacılar, pizzacıların kuryelerinin dükkanın önüne çekilmiş motosikletleri, bir sürü dümdüz, bitiş bitiş apartman vesaire. Hiç de çekici bir manzara değil ama şu anda elimizde bu var, ne yapalım. Yoksa yeşillik bir yerde veya deniz kıyısında yürümek daha keyifli olur tabii. İkide bir kendine dik durmak gerektiğini hatırlatırsın yürürken, yaptığın işler seni hafif kamburlaştırmaya başlamıştır, buna üzülmektesindir ve ilerlemesini de istemezsin. Sonuçta yolun epeyce bir kısmını dik bir şekilde yürüyerek tamamlarsın ama. Eh, kendine 3 dakikada bir bunu tekrar edersen, kendin de eşek değil ya, hem sırt onun da sırtı, söz dinler biraz sağ olsun.

Yürüyüş yaparken sırtının dikleşmeye, uzun süre bilgisayar ekranına bakmaktan bi tuhaf olmuş gözlerinin normale dönmeye başlamış olduğunu fark edersin, hoşuna gider. Bir adım, bir adım daha, bir tane daha; bacaklarındaki gücü ve enerjiyi hissedersin. Sırt çantasıyla çıkmışsındır, kolların 2 yanda serbestçe sallanır, gölgeli kaldırımlardan geçerken esen çok hafif bir rüzgar saçlarınla oynar. Uyuşmuş vücudunun canlandığını hisseder sevinirsin. Bir yerde 1 - 2 şerefsiz olduğunu öğrenirsin ama koordinatlarını isteseler veremezsin, yanından geçtiğin bir adam telefonun öbür ucundaki kişiye söylemiştir bunu. Güzel gözlü bir erkek çocuğunun bisikletle gezdiğini görürsün, bir yandan da bir şeyler söyler ama anlayamazsın, bir yeni kuşağı anlamamak sorunu değildir bu, çocuk daha konuşma işini tam oturtamadığından bazı sözleri hakkaten anlaşılmıyordur. Annesi kesin anlıyordur ama.

Arada birkaç dükkana uğrar ve eve alman gereken şeyleri alırsın. Eve geldiğinde kendin için iyi bir şey yapmış olma duygusunu hissedersin, güzel bir şeydir bu. Beynini, gözlerini o kadar yorup vücudunu bilmemkaç saat hareketsiz tuttuktan sonra çıktın bu yürüyüşü yaptın ya, şimdi yeniden ve daha verimli bir şekilde çalışabileceğini bilirsin. Bir yandan da söz verirsin kendine, yok, saatlerde aralıksız olarak bilgisayar başında oturmuycam, arada kalkıp başka bir şeyler yapıcam.Bir de, havalar çok sıcak değil artık, daha sık yürüyüşe çıkıcam. O kadar faydalı oluyor ve rahatlatıyor ki.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder